Fil otunun kaba yem potansiyeli Gümüşhane'de araştırılıyor
Gümüşhane Üniversitesi, Kelkit'te fil otunun bölge iklimine uyumunu ve hayvancılıkta alternatif kaba yem olarak kullanılabilirliğini inceliyor. Geçen yıl başlayan denemede 3 metreyi aşan bitkiler hasat edildi; verim, besin değeri ve kışa dayanıklılık takip edilecek.
Haberler.com'da yer alan habere göre, Gümüşhane Üniversitesi, Kelkit ilçesinde özel bir işletmenin katkılarıyla yetiştirilen fil otunun bölge iklimine uyum sağlayıp sağlamadığını ve hayvancılıkta alternatif kaba yem kaynağı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini araştırıyor.
Üniversitenin yürüttüğü çalışmada, silajlık mısıra ek bir kaba yem kaynağı olarak görülen fil otunun veriminin, besin değerinin ve soğuk kış koşullarına dayanıklılığının tespit edilmesi amaçlanıyor.
Kelkit'te geçen yıl başlatılan deneme üretiminde bazı fil otları 3 metreyi aşarken hasat gerçekleştirildi. Bitkinin soğuk iklime karşı direnci ise kış mevsiminde yapılacak gözlemlerle belirlenecek.
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, hasat yapılan alanı ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Prof. Dr. Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgedeki hayvancılığı güçlendirmek ve yeni yem kaynakları oluşturmak amacıyla geçen yıl fil otu yetiştiriciliği denemesine başladıklarını ifade etti.
Çalışmanın araştırma ve geliştirme niteliği taşıdığını belirten Yıldız, "Şu ana kadar elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu. Arkadaşlarımız bitkinin su, lif, nişasta, protein ve şeker içeriğini inceleyecek. Bugün hasadını gerçekleştireceğimiz bitkiler, Doğan Besi'deki arkadaşlarımız tarafından süt sığırcılığında denenerek değerlendirilecek. İlerleyen aşamalarda bu bitkinin bölgemizde hayvancılıkta kullanılabilecek potansiyel bir besin kaynağı olmasının önünü açmayı hedefliyoruz. Ümit ediyoruz ki güzel sonuçlar elde ederiz." dedi.
Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Organik Tarım Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Halil Yolcu ise fil otunun kökeninin Afrika'nın tropikal ve subtropikal bölgelerine uzandığını, Türkiye'de ise Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldığını aktardı.
Yolcu, fil otunun silajlık mısırdan farklı olarak çok yıllık bir bitki olduğuna dikkati çekerek, bir kez ekildikten sonra yaklaşık 10 ila 20 yıl canlı kalabildiğini ve iklim ile yetiştirme koşullarına bağlı olarak yılda 1 ila 3 kez biçilebildiğini söyledi.
Bitkinin protein oranının silajlık mısıra göre daha yüksek, enerji değerinin ise biraz daha düşük olduğunu belirten Yolcu, fil otunun yonca ve silajlık mısırın yerine geçecek bir ürün olarak değil, mevcut yem kaynaklarına ek bir seçenek olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Haberin devamı için: Haberler.com
Kaynak: Haberler.com