Karadeniz'in Yeşil Duvarı: Trabzon'un Coğrafyası, Dağları ve Kıyıları
Görsel: Godfrey Vigne / Wikimedia Commons, Public domain
Doğu Karadeniz Dağları'nın kuzeye bakan yamaçlarında kurulu Trabzon'un coğrafyası; derin vadiler, buzul gölleri, zengin bitki örtüsü ve delta ovalarıyla eşsiz bir mozaik sunar.
Trabzon, Doğu Karadeniz Dağları'nın oluşturduğu yayın ortasındaki Kalkanlı dağlık kütlesinin kuzeye bakan yamaçlarında yer alır. 4.664 km²lik bir alanı kaplayan il, kuzeyde Karadeniz, güneyde Gümüşhane ve Bayburt, doğuda Rize, batıda ise Giresun ile komşudur. Bu coğrafi konum, ona hem deniz hem de yüksek dağ manzaralarını aynı anda sunan nadir bir karakter kazandırır. İlin yeryüzü şekilleri, güneyde doğu-batı doğrultusunda uzanan dağlık alanlar, bu dağlardan kuzeye doğru inen ve gittikçe alçalan tepelik sahalar ile Solaklı, Yomra, Değirmendere, Sera, Kalenima ve Foldere gibi akarsuların açtığı vadiler ve deltalardan oluşur.
Dağların ve Vadilerin Hikayesi
Trabzon'un güneyinde, su bölümü çizgisi boyunca uzanan dağlık alanlar, ilin omurgasını oluşturur. Bu hattın en yüksek bölümü, doğudaki Haldizen Dağları'dır. Kaçkarlar'ın batıya doğru uzantısı olan bu dağlar, Demirkapı (3.376 m), Kayışkıran (3.156 m) ve Karakaya (3.139 m) gibi ihtişamlı zirvelere sahiptir. Bu yüksek kütlelerde, buzul vadilerinden zirvelere çıkıldıkça yirmiye yakın buzul gölü dağılış gösterir. Alanları 100 ile 1.900 m² arasında değişen bu göllerin bazıları birbirine gideğenlerle bağlıdır; Karagöl, Sarıgöl, Balıklı Göl ve Aygır Gölü bunların en önemlileridir. Batıya doğru ilerledikçe Soğanlı Dağlık Kütlesi, Solaklı Deresi'ni oluşturan Büyük Dere ile Haldizen Deresi arasında ortalama 2.500 metre yüksekliğinde geniş bir plato düzlüğü barındırır. Su bölümü hattı batıda Kemerlik Dağı (2.746 m) ve Ziyaret Tepesi (2.850 m) ile devam ederken, Değirmendere Havzası'nın güneyinde Kostan Dağı (2.582 m), Deveboynu (3.082 m) ve Kolat Dağları üzerinden Zigana Dağları'na ulaşır. Buradaki 2.000 metre seviyesindeki geçit, Trabzon'u iç bölgelere bağlayan önemli bir stratejik noktadır. Dağlık alanların batı kısmını oluşturan Kalkanlı ve Horos Dağları'nda ise genel yükselti giderek düşer; Viran Kilise Tepesi (1.784 m), Taşoluk Tepesi (2.420 m) ve Ayeser Tepesi (2.423 m) bu bölümün başlıca yükseltileridir.
Akarsuların oluşturduğu vadiler, özellikle ikinci dereceden kolların bulunduğu kısımlarda oldukça dardır. Nemli iklim, hızlı akış ve fazla yük taşıma, derine aşındırmada başlıca rolü oynamış; tüf, aglomera ve kalkerli yapılarda dik V şekilli vadiler oluşmuştur. İldeki en gelişmiş vadiler; batıda güney-kuzey yönünde uzanan Foldere Vadisi, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusundaki Karadere Vadisi ve doğudaki Solaklı Deresi Vadisi'dir. Güneyde 1.900 metre yükseltisindeki Horos ve Kalkanlı dağlarının yamaçlarından başlayan Değirmendere Vadisi, giderek derinleşerek Maçka'ya uzanır; burada vadi tabanı yaklaşık 270 metreye kurulmuştur. Maçka'da aniden daralan vadi, kuzeye doğru hem yana hem de derine doğru genişler.
Kıyı Şeridi ve Deltalar
Karadeniz'e dökülen akarsular, tarih boyunca deniz seviyesindeki değişimlere bağlı olarak kıyılarda önemli biriktirme faaliyetlerinde bulunmuştur. Yataklarını 90 metre kadar yaran akarsuların ağızlarında, denizin karaya doğru girinti yapmasıyla boğulmuş vadiler oluşmuş; ardından akarsuların getirdiği alüvyonlar burada dolgu şekilleri geliştirmiştir. Bunların en önemlisi olan Değirmendere Deltası'nın günümüzdeki kıyı uzunluğu yaklaşık 4 km, vadi içine uzantısı 3,5 km ve alanı 7 km² civarındadır. Diğer deltalar ise Fol Deresi'nin Vakfıkebir, Sera Deresi'nin Yıldızlı, Kalenima Deresi'nin Söğütlü, Yomra Deresi'nin Yomra, Yanbolu Deresi'nin Yalıboyu, Karadere'nin Araklı, Küçük Dere'nin Aşağı Çavuşlu, Manahos Deresi'nin Sürmene ve Solaklı Deresi'nin Of yakınlarında oluşturdukları daha dar alüvyal düzlüklerdir.
Bitki Örtüsünün Kuşakları
Sahanın dikey boyutta değişken olan ılıman ve her mevsim yağışlı iklim şartları, farklı türlerden oluşan bitki örtüsü kuşaklarını meydana getirmiştir. 0-300 metre yükseltilerde Akdeniz bitki türlerinin sokulduğu psödomaki elemanları (Trabzon hurması, akçaağaç, şimşir, karayemiş, defne, muşmula, katran ardıcı, kocayemiş) dağılış gösterirken, kıyıya yakın kesimlerden itibaren geniş yapraklı etek ormanları (kızılağaç, kestane, meşe, dişbudak, ıhlamur, adi fındık, doğu çınarı) yer alır. Bu katın üzerinde geniş-iğne yapraklı karışık ormanlar (Avrupa kestanesi, adi gürgen, doğu gürgeni, kayın, ladin, köknar) ve daha yukarıda iğne yapraklıların hakimiyetindeki ormanlar (sarıçam, ladin, mor çiçekli ormangülü) görülür. 500-1850 metre yükseltileri arasında hala zengin ve sık bir orman örtüsü varlığını sürdürürken, daha yukarı seviyeler ise ağaç yetişmesine müsait olmayan Alpin çayır alanlarıdır. Bu geniş saha, otların yaz boyunca yeşil kalabilmesi sayesinde yöre insanlarına hayvancılık bakımından son derece elverişli bir potansiyel sunar ve büyükbaş hayvan besleyiciliği önem kazanmıştır.
İklimin Yüzü
Trabzon, kuzeydeki kutbi hava kütleleriyle güneydeki tropikal hava kütlelerinin geçiş sahası üzerinde yer alır. Ancak kış sıcaklıkları, Karadeniz'in varlığı ve kıyıya yakın mesafede set gibi uzanan Doğu Karadeniz Dağları sayesinde aynı enlemlerdeki diğer sahalara göre oldukça ılımandır. Yağışlar kıyıya yakın alanlarda yağmur, orta ve yüksek kesimlerde ise genellikle kar şeklindedir. Yazın Karadeniz üzerinden taşınan nemli hava kütleleri kıyı kesiminde orografik yağışlara yol açar; bu mevsimde ortalama sıcaklık 18,8°C civarındadır. İlkbahar mevsimi Mart ayından itibaren kendini gösterir, Nisan ve Mayıs aylarında aylık ortalama sıcaklıklar 15°C'nin üzerine çıkar. Yağış şartlarının kısa mesafelerde değişiklik göstermesi, yani mikroklima alanlarının varlığı, yörenin önemli bir özelliğidir. Yaz aylarında nisbi nem oranları yüksektir ve özellikle iç kısımlara doğru artar; yayla alanlarında çoğu zaman öğleye kadar süren açık bir havanın ardından vadiler boyunca yükselen su buharı, sahayı bazen günlerce kaplar.
Trabzon'un Coğrafi Zenginliği
Trabzon'un coğrafyası, sadece bir yerleşim alanı değil; derin vadileri, buzul gölleri, verimli deltaları ve katman katman değişen bitki örtüsüyle adeta bir açık hava müzesidir. Dağların denizle buluştuğu bu eşsiz coğrafya, hem tarım hem hayvancılık hem de doğa turizmi için elverişli bir potansiyel sunar. Karadeniz'in nemli iklimi ile yüksek dağların serinliğini bir arada yaşatan bu topraklar, her mevsimde ziyaretçisine farklı bir güzellik gösterir. Yaylaları, gölleri ve yeşilin binbir tonunu barındıran vadileriyle Trabzon, coğrafi çeşitliliğin en güzel örneklerinden birini sergiler.
Kaynak: trabzon.ktb.gov.tr
Görsel: Godfrey Vigne, Wikimedia Commons, Public domain
THA - TürkAta Haber Ajansı