İçeriğe geç

Kategoriler

Karadeniz HaberleriSamsunTrabzonOrduGiresunRizeArtvinZonguldakBartınKarabükKastamonuSinopAmasyaTokatÇorumGümüşhaneBayburtBoluDüzce
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz Haberleri
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Özel HaberKaradeniz Rehber
  • Dolar 49,3451 ▲ %0,18
  • Euro 55,3979 • %0,00
  • Sterlin 65,3114 ▼ %0,10
  • Gram Altın 6.657,35 ▲ %1,70
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,72 ▲ %2,09
  • Bitcoin 4.071.542 ▼ %0,16
  • BIST 100 12.213,58 • %0,00

Karadeniz Rehber

Karadeniz Tufanı Hipotezi: Efsanelerin Ardındaki Bilimsel Gerçek

Görsel: Jeff Schmaltz, MODIS Rapid Response Team, NASA/GSFC / Wikimedia Commons, Public domain

MÖ 5600'lerde Akdeniz'in suları Boğaz'ı aşıp Karadeniz'i taşırdı. Ryan ve Pitman'ın hipotezi, bilim dünyasında hâlâ tartışılıyor.

Karadeniz'in derin suları, yalnızca balıkçıların ve denizcilerin değil, aynı zamanda jeologların da ilgisini çekiyor. Kimi araştırmacılara göre bu deniz, MÖ 5600'lü yıllarda devasa bir tufana sahne oldu. Bu hipotez, Akdeniz'den gelen suların İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz'e doğru bir patika izleyerek taşması fikrine dayanıyor. İlk kez Aralık 1996'da The New York Times'ın akademik yayınlar bölümünde yer alan bu görüş, kısa sürede birçok bilim kuruluşunun onayını alsa da, beraberinde ciddi tartışmalar getirdi.

Selin İzinde: Ryan ve Pitman'ın Keşfi

1992 yılında jeologlar William Ryan ve Walter Pitman, Karadeniz'de MÖ 5600'lerde büyük bir selin yaşandığını öne sürdü. Onlara göre, buzul sularının erimesiyle Karadeniz ve Ege Denizi tatlı su denizlerine dönüşmüştü. Buzullar çözülünce bu sular Kuzey Denizi'nden Karadeniz'e döküldü, ancak deniz seviyesinde kalıcı bir değişiklik olmadı; çünkü önce taşan sular hızla buharlaştı. Asıl taşkını tetikleyen, dünya genelindeki su hareketleriydi. Yükselen Akdeniz suyu Boğaziçi'ne kadar ulaştı ve Karadeniz'in yaklaşık 155.000 km²'lik bir alanının sular altında kalmasına neden oldu. Taşan sular özellikle kuzeybatı ve güneybatı kıyılarında yoğunlaştı; Boğaziçi'nin su yolu üç yüz gün boyunca taşkın halinde kaldı.

Bilimsel Projeler ve Yeni Bulgular

1998 ile 2005 yılları arasında Avrupa Meclis Projesi kapsamında Karadeniz'deki çökeltiler incelendi. Okyanusbilimci Gilles Lericolais'in yürüttüğü çalışmalar, Ryan ve Pitman'ın hipotezlerine yeni boyutlar kazandırdı. Elde edilen veriler, Bulgar Okyanusbilim Enstitüsü'nden Petko Dimitrov'un Nuh Projesi'nde değerlendirildi. Ayrıca Mark Diddall'ın hesaplamaları, sualtı kanyonunun gerçekten varlığını doğruladı. Bu bulgular, tufanın izlerini deniz tabanında aramaya devam eden bilim insanlarına önemli ipuçları sundu.

Tartışmalar ve Eleştiriler

Her ne kadar bazı jeologlar anlatılan olaylar dizisinin gerçek olduğunu savunsa da, tufanın ani ve büyüklüğü konusunda ciddi itirazlar yükseldi. Jeoloji cemiyeti akademisyenlerinin büyük bir kısmı, Ege Denizi'nden gelen suyun Boğaziçi'nden Karadeniz'e büyük bir baskı yaparak taşma yaratabileceği düşüncesini reddediyor. Ukraynalı ve Rus bilim insanları da Ryan ve Pitman'ın görüşlerine karşı çıkan yayınlar yaptı. Özellikle Valentina Yanko-Hombach, Ege ve Karadeniz'in su seviyelerini inceleyerek Boğaziçi'ne doğru akan suyun farklı jeolojik zamanlarda ters yönde aktığını öne sürdü. Yanko-Hombach'ın ölçümleri, Ryan ve Pitman'ın verileriyle çelişiyordu.

2007 yılında bu konuyla ilgili İngilizce bir derleme basıldı. Rus bilim insanlarının uzun süredir ilgilendiği bu mesele, ilk kez İngilizce olarak geniş bir kitleye ulaştı. UNESCO ve Uluslararası Jeoloji Bilimleri Cemiyeti'nin sponsorluğunda 2005 ile 2009 yılları arasında beş yıllık disiplinli bir çalışma yürütüldü. 2009 yılının şubat ayında yayınlanan makalede, selin oldukça yumuşak bir şekilde gerçekleşmiş olabileceği ifade edildi. Liviu Giosan ve ekibi ise, Karadeniz'in deniz birleşmesinden önceki su seviyesinin bilinenin aksine 30 metre altında olduğunu savundu. Bu durumda, eğer bir tufan yaşandıysa, etkilenen bölgenin önemli ölçüde küçüleceği belirtildi. Ayrıca bu olayın MÖ 7400'lerde gerçekleşmiş olabileceği de öne sürüldü. Bugün Boğaziçi'nin derinliği 36 metreden 124 metreye kadar değişirken, ortalama 65 metre; Karadeniz'in o dönemdeki kıyı şeridi ise günümüzden 30 metre daha düşüktü. 2012 yılında küçük fosiller üzerinde yapılan bir araştırma ise Karadeniz Tufanı hipotezini reddetti.

Karadeniz Tufanı hipotezi, bilim dünyasında hâlâ kesin bir sonuca bağlanmış değil. Kimi araştırmacılar bu olayın gerçek olduğuna inanırken, kimileri de su seviyelerindeki değişimlerin daha sakin bir süreçle açıklanabileceğini düşünüyor. Bu tartışma, denizin altındaki gizemli geçmişin, insanlığın en eski efsanelerinden biriyle ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Jeff Schmaltz, MODIS Rapid Response Team, NASA/GSFC, Wikimedia Commons, Public domain

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…