Karadeniz Yayla Yolu: Giresun'dan Rize'ye Eşsiz Bir Doğa Turu
Görsel: Metin Çorapçı / Wikimedia Commons, CC BY-SA 1.0
Giresun'un Kümbet ve Bektaş yaylalarından Rize'nin Anzer Yaylası'na uzanan bu rota; endemik bitkiler, yayla şenlikleri ve doğa sporlarıyla Karadeniz'in en etkileyici yüzünü sunuyor.
Karadeniz'in yeşille mavinin buluştuğu dağlarında, Giresun'dan Rize'ye uzanan bir yayla yolculuğu, bölgenin en otantik ve etkileyici deneyimlerinden birini sunar. Bu rota; Kümbet ve Bektaş yaylalarının geleneksel Çepni kültüründen, Anzer'in endemik çiçeklerle bezeli yaylalarına kadar uzanır. Her biri kendi karakterini taşıyan bu yaylalar, yaz aylarında serin havası, yayla şenlikleri ve doğa sporlarıyla ziyaretçileri kendine çeker. Yaylacılık geleneğinin hâlâ canlı olduğu bu coğrafyada, yaylalar yalnızca birer dinlenme noktası değil, aynı zamanda bölgenin kültürel ve sosyal yaşamının da kalbidir.
Giresun'un İncileri: Kümbet ve Bektaş Yaylaları
Giresun'un Dereli ilçesi sınırlarındaki Kümbet Yaylası, 1640 metre rakımıyla Doğu Karadeniz'in en bilinen yaylalarından biridir. Giresun'a 52 kilometre uzaklıkta olan bu yayla, asfalt yollarla kolayca ulaşılabilir. Kümbet; Aymaç Tepesi, Şah İsmail Düzü, Melikli Obası ve Şıh Obası gibi çok sayıda yayladan oluşan geniş bir yaylalar topluluğudur. Bu alanlar, kamp ve piknik için yoğun olarak kullanılır. Yaylada beş yıldızlı bir otel kompleksi, sağlık ocağı, fırın, kasap ve kır kahvesi gibi altyapı hizmetleri bulunur. Her temmuz ayının ikinci pazar günü düzenlenen Geleneksel Kümbet Şenlikleri, eski ot göçlerinin bir devamı olarak yöre halkının ve turistlerin yoğun katılımıyla kutlanır. İlk şenlik 1989 yılında yapılmıştır ve bu gelenek günümüzde de sürmektedir.
Bektaş Yaylası ise yine Dereli ilçesine bağlıdır ve 2100 metre yüksekliğiyle Giresun'un en yüksek yaylalarından biridir. İsmini, Hacı Bektaşi Veli'nin müritleri olan Türkmen Çepniler'in ona duyduğu saygıdan alır. Giresun il merkezine en kısa yoldan 56 kilometre uzaklıktadır. Doğa yürüyüşleri için çok uygun parkurları vardır ve Doğu Karadeniz'in nüfus olarak en büyük yaylalarından biri olarak kabul edilir. Yaz aylarında bile havası ve suları çok soğuktur; hatta soba yakmak bir zorunluluktur. Yağışlı mevsimde hava genellikle sisli olur, ancak hava açıldığında vadilere çöken bulutlar inanılmaz manzaralar oluşturur. 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde geleneksel şenliği yapılır ve kış aylarında yayla tamamen karla kaplanır, ulaşım oldukça zorlaşır.
Rize'nin Bal Ülkesi: Anzer Yaylası
Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı Anzer Yaylası, Aşağı Anzer (Çiçekliköy) ve Yukarı Anzer (Ballıköy) olmak üzere ikiye ayrılır. İl merkezine 54 kilometre uzaklıktadır ve 3 bin metreyi aşan doruklarıyla dikkat çeker. Anzer, adını dünyaca ünlü Anzer balından alır ve bu balın merkezi olarak önemli bir ekoturizm alanıdır. Yayla, çok sayıda endemik çiçek türüne ev sahipliği yapar; bu da onu hem doğa tutkunları hem de bilim insanları için cazip kılar. 1991 yılında bakanlar kurulu kararıyla turizm merkezi ilan edilmiştir. Trekking, yamaç paraşütü ve zirve tırmanışları gibi alternatif turizm aktiviteleri için uygundur. Anzer, bir yandan Çoruh Nehri ve Bayburt iline, diğer yandan Uzungöl Turizm Merkezi'ne ulaşım imkânı sağlar. Her yıl ağustos ayının ilk haftasında Anzer Balı ve Yayla Şenlikleri düzenlenir; bu şenlikler yörenin kültürel zenginliğini gözler önüne serer.
Yayla Şenlikleri ve Geleneksel Yaşam
Karadeniz yaylaları, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda canlı kültürel etkinlikleriyle de öne çıkar. Yaylacılık, bölgede çok eski bir gelenektir ve bu geleneğin en belirgin ifadesi yayla şenlikleridir. Trabzon'da Kadırga Yaylası Otçu Haftası Şenliği, Şalpazarı Sis Dağı Şenlikleri, Akçaabat Hıdır Nebi Yaylası Şenliği ve Vakfıkebir Karadağ Yaylası Şenlikleri uluslararası nitelik taşır. Bu şenliklerde binlerce insan, kadınlı erkekli, yaşlısı genci el ele tutuşarak horon halkaları oluşturur; kemence, davul ve zurna eşliğinde saatlerce horon oynar. Yayla evleri, nemi seven çiçekler ve bitkilerle süslenir; yaz aylarında köy halkı yaylalara göç eder ve kahvehane, fırın, kasap gibi sosyal mekânlar çevreye canlılık katar. Bu şenlikler, yayla kültürünün nesilden nesile aktarılmasında önemli bir rol oynar.
Doğa Sporları ve Konaklama
Bu rota, doğa sporları meraklıları için de sayısız fırsat sunar. Kümbet Yaylası'nda doğa yürüyüşleri ve zirve tırmanışları yapılabilir; Bektaş Yaylası'nda ise Kurttepe mevkiinde kayak yapmaya uygun doğal alanlar bulunur. Anzer Yaylası'nda trekking ve yamaç paraşütü gibi aktiviteler ön plandadır. Konaklama açısından da seçenekler çeşitlidir: Kümbet'te beş yıldızlı otel kompleksi ve yeni turistik tesisler, Bektaş'ta 80 yatak kapasiteli iki yıldızlı bir otel mevcuttur. Trabzon'da ise Akçaabat Hıdırnebi Yaylası'nda doğayla uyumlu ahşap yayla kent oluşturulmuştur; bu tesis yaz kış ulaşıma açıktır ve denizden 1650 metre yüksekliktedir. Ayrıca Çaykara ilçesindeki Uzungöl, bungalov tipi konaklama tesisleri ve ünlü alabalığıyla yerli ve yabancı turistlere hizmet verir. Uzungöl, Trabzon'a 99 kilometre ve Çaykara'ya 19 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 1150 metre yükseklikte yer alır; dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsüyle Alpler'in güzelliğini geride bıraktığı söylenir.
Karadeniz Yayla Yolu, Giresun'un Çepni kültüründen Rize'nin endemik bitkilerine, yayla şenliklerinden doğa sporlarına kadar bölgenin tüm zenginliğini bir araya getirir. Bu rota, yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını keşfetmek isteyenler için unutulmaz bir deneyim sunar. Her mevsim farklı bir güzellik barındıran bu yaylalar, Karadeniz'in kalbinde doğayla iç içe bir kaçış noktasıdır.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org, trabzon.ktb.gov.tr
Görsel: Metin Çorapçı, Wikimedia Commons, CC BY-SA 1.0
THA - TürkAta Haber Ajansı